RÜMEYSA G.
Çocuk, yeni aldığı tuvali karşına koyup uzunca seyretti. Hayalindeki o resmi tuvalde görmek istiyordu ama nereden, nasıl ve ne şekilde başlayacağını bilemiyordu. İlk defa yapacağı tablosu için heyecanlıydı ve korkuyordu. Sonra biraz tedirgin, masadaki fırçaya elini uzattı, gördüğü sadece titreyen elleriydi. Bu durumda geri çekilir uzatılan eller. Ertesi gün, çocuk, yine tuvalin karşısındaydı, oturmuştu. Tebessümle uzun uzadıya sadece seyretti muhatabını, zihin dünyasındaki anlam bulamadığı sorularla. Sonra bir cesaret fırçaya tekrar yöneldi onu almak istedi fakat yine o anlamsız duygular titretti elllerini, başlayamadı.
Bu üçüncü gün olmuştu ve artık kendi kendine “Bu sefer yapacağım” diye mırıldandı. Ardından yine fırçaya uzandı elleri ve bu sefer titreyen ellerine rağmen paletteki sarı boyaya batırdı fırçasını. Tuvale kendince zor ve büyük bir adım olan o ilk dokunuş çizgisini atabilmişti. Kendince ‘bitirdim’deyip bakıverdiğinde gördüğü sadece renkli çizgilerdi ve bu şekilde beş tablo yapmıştı. Altıncı tabloya geldiğinde ise kendine daha fazla inanan biri olarak emin bir şekilde boş tuvale baktı ve hayalindeki resmi gökyüzüne bakıp müşahede ederek, farklı bir fırçayla ve titremeyen elleriyle yeni resmini yapmaya başladı. Bunu büyük bir sevinçle tamamladı. Tablosuna baktığı vakit kendisinden kalan koca bir tebessüm alıvermişti korkuların yerini.
