FATMA ZEHRA AKYİĞİT

Yükseklere tırmanır, tırmanırsınız. Tam güneşin neşesi yüzünüze dokunmaya başladığı sırada hevesiniz kaçıverir, bacaklarınızı zayıf hissetmeye başlarsınız… Aşağıya dönmek, sessiz ve huzurluca sakin adımlarla yürümek istersiniz yolları. Kahkahalar yabancılaşır, gülüşler sıradanlaşır, alkışlar zombileşir… Tebessümleri özlersiniz bulutları seyrederek. Uzakları seyredişleri… Merdiveni başka yolculara bırakıp toprağa ayak basmayı arzularsınız yeniden. Yağmur yağsa şıpır şıpır, açsanız kollarınızı, gökyüzünün o eşsiz kokusunu içinize çekseniz masmavi. Gözü nemli gün doğuşlarının o kahverengi kokusu yok mu!… Geri çekilirsiniz sessizce. Kimsenin ruhu duymaz. Sorarlar belki üç beş… Sonra yine kendinizle baş başa… 


Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin