FATMA ZEHRA AKYİĞİT
Bazen “güvenmemek” güvenlidir. Mesafeler hayat kurtarır. Fakat bazen güvende kalmak için güvenmemeyi prensip haline getirdiğinizde, “hakikati” söyleyen, şahidi Allah olan samimi insanları da haksız çıkarmaya meyilli olursunuz. Yanılıyor olsanız dahi, belki farkında olmadan, inatla yalnızca dürüst olanın kendiniz olduğunuzu iddia edersiniz. Ve insanlara “güvenmemekte ne kadar haklı olduğunuzu” anlatıp durursunuz kendinize. Kronik güvensizliğiniz yüzünden güvenilir insanları da kaybettiğinizin farkında bile olmazsınız.
Ha, güvende kalmak uğruna bazı insanlarsız kalmaya değer mi? Değer belki de.
Fakat öyle olmadığı halde; yalanla, haksızlıkla itham edilerek kırılıp gidenlerin gönlünde iz kalır. Buna da değerse sorun yok, hiç kimseye güvenmemeye de güveniyormuş gibi yaparken şüpheyle bakmaya da devam edin.
Naçizane tavsiyem, insana “güvenilmez” damgası vurmak yerine o insanın “bu anlattığına, bu tavrına, bu sözlerine vs. güvenilmez” gibi, meseleye göre kararlara varmanızdır. Ne kimse tamamen sütten çıkmış ak kaşık ne de Allah’a iman etmiş bir kimse iliğine kadar pislik.
Herkes; insan, beşer, şaşar… Kimi az kimi çok…
Şaşırdığının farkına varmayı nasip etsin Allah cc.
Şaşırdığı zamanlarda, doğru olanlar tarafından terk edilmeyip doğruyu ararken yanında kalınan, doğruyu yeniden bulduğunda da beraber mutlu olunanlardan eylesin Amin.
7 Kasım 2021 Pazar
