FATMA ZEHRA AKYİĞİT
Karanlık bir mağaraydı insanca arzular. Ateşin duvara yansıyan gölgesinde, kâbuslar rüyaydı.
Göz kapağını araladı yavaşça mağara. Kirpiklerinden içeri güneşle beraber dünya sızdı.
Şimdi karanlık, yerle bir olmuştu ve her şey sahiciydi. Her şey (!) Ama her şey.
İnsanın göz pınarlarına efkâr; gök ve göl doldurdu, dudak kenarlarına görmek; gün ve sükûn…
Gözlerini kapatmak istedi insan bazen. Mağaradaki gölgeleri özledi. Sonra yine bakmak istedi aydınlığa, aramak bulmak istedi kendini. Belki birilerini…
Kapadı, açtı, kapadı, açtı gözlerini ve son kez kapadı, hakikat açıldı önüne. Aradığını buldu mu? Peki umdukları?…
Nihayetine razı oldu kimisi, kimi de itirazlı…

