SENA ÖZTÜRK
Kaçamıyorum
Varamıyorum
Yapamıyorum
Duramıyorum
Koşamıyorum…
Hem birçok şey yapmak isteyip hem de yapamamak ne garip şey. Dünya zor, insanlar daha da zor. Koşup durduğumuz yolda şu takıldığımız dikenlere bak diyor insan. Duyamıyorum artık… Samimiyet akarken damarlarımda, samimiyetin s’sinden geçemez oldum. Bir hâller oldu. Varacağım yolun yolcusuyken aldandım. Yoldan önce yoldaş gerek demişler. Eksikliğini hisseden mi, yaşayan mı daha iyi bilir bilmem… Yola revan olup hemdem olanlar düşsün o vakit yolumuza, düşsün ki yorulmasın yüreğimiz. Yolumuza düşen yâdlar değil, nefesimize nefes olan hemdemler gerek bize.
Sordum birden, neydi bu kadar bizi kör eyleyen? Durduğumuz anlarda dinleyen, fark eden yüreklerimiz nerede? Nerelere gitti de gelemedi fark edişler… Neden duyuramıyorum sesimi. Sesimi duy ey sessizlerin sesi… Duy! Çünkü ben duyamıyorum, duyuramıyorum, duramıyorum… Bura yokluk yeri. Var gibi gözüken bir yansıma sanki. Yokun yokluğunda kaybetme beni! Ne getirdin desen duramam huzurunda.! Yoktan ne gelir ki… Yara izlerimden şahitler konuşsa, kabul mü senin için? Yara izlerinden başka yok ki delilim! Fakir işte, başka ne getirebilir ki? Bu zindana daldırma, sonsuz vuslat ikram eyle ancak o zaman var olur şahlanırım. Varışımı Sen eyle ey Yâr..! Duy sesimi, ey içinde vaveylalar kopup da dışına sessiz olanların sesi…
24 Şaban 1443/27 Mart 2022
