..21:02..
Tam da yarım yamalak,
tam da tamamlanamamış,
yüzü tutsa yüzsüzlük, bakır saplı serzeniş.
Yan duvarlarında çivi döven çekiç sesleri,
çığlık çığlığa gece karanlığı, göğsünde patlarken kar kalınlıkları, ağzında yorgun kelimeler.
Titrerken düşen duygularını, yabancı bakışlarıyla örtme çabasına karışık, kalbinde çırpınan umut kuşlarının gagalarında haykırışları.
Ne zamandır geri kalmıştı saatler, neydi acelesi hayatın, dala dizilen harflerden düşürdükçe düşünen.
Yer elmasının kabuğunu toprak altına saklayıp beklerken filizlenmesini,
bir avuç gökyüzü,
bir kaç yağmur damlası,
biraz da umut,
Sonrası takdiri ilahi.
Hoş hangisi değil ki?
Üşüyorum, kalabalık yalnızlık dedikleri ülkenin başkentinde,
pabuçlarımdan sızan kar sularının bıraktığı lekelerin izlerinde..


Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin