SENA ÖZTÜRK
…
Düşündü sonra genç kız, aynı yolda olsalardı ya da yolun yolcusuna talip olsalardı muhakkak rastlarlardı. Bu, engeller ya da başka bir şey değildi. Yolları bir değildi. Ayrılmışlardı artık düpe düz. Bunu belki kendine defalarca itiraf etmişti ama yine de gönlü mutmain olmamıştı. Tekrar etti sonra, aynı yolun yolcusu değillerdi… Aynı mekanda, aynı yerde de olsa O dilemeden dileyemezdi, bir kez daha anladı. Ve şükretti. İyi ki de bize bırakmıyordu. Biz yanılan, düşen, fark edemeyenlerdik. Bin kez ağlamayalım diye bir kez ağlatıyordu belki de. Sevindi genç kız. İçten aminlerini yükseltti. Derin bir nefes çekti. Ardından En Sevgili’nin sevdiği olanlardan olmaktı asıl mesele, fark ettirildi! Şükretti tekrar. Zaten her şey, şükür değil miydi?
…
