CİHAT DÜNDAR
Ölümü düşünmeyi bırakıp, ölüme gitmeye karar verdiğin andan itibaren; küçük bir kediyi sevmenin imkânsız olduğu kadar zor köpekten korkmak. Yürümeyi bırakıp koşmaya başlamak kadar tuhaf nefes almak. Yürümeyi bıraktıktan sonra koşmaya başlamak.
Yaşadıklarım gözümde canlanmadığına göre kimse uğramaz buraya. Sabaha ancak fark edilir cenazem. Kilomdan daha ağır basarım bir de ruhum terk ederken. Ruhum terk ettiğinde hafiflemiş olmam gerekirken ağırlaşıyorum ya, bu da dünyaya, düzene söyleneceğim son konudur en içten. İçten değil nefes alıp vermek. En ucuzu en kolayı bu olsa gerek; anan ağlasa alıyorsun nefesi, o derece gereksiz bir gerçek. Oysa nefes almak güç olmalı. İmkânı mümkün değilken başarmalı bunu.
Bunu da söyleyeyim de, öyle iteyim ayağımla sandalyeyi. Şuan neredeysen orasıdır dünyan. Ben sandalyenin üzerindeyim. Dünya onların olsa elinin tersiyle iteceklere selam olsun. Ayağımla iten biri olarak sanırım öndeyim. Bir de şu var; onlarca kez deneyip ölmeyi başaramamak yaşamak istemektir. Bu benim ilk denemem, muhtemelen bir daha deneyemem.
