FATMA BETÜL UZUNTARLA

Günün ilk ışıklarıyla uyanır ya gökyüzü.
Peki duvarların ardına vurur muydu,
Yansır mıydı ruhumun puslu gökyüzüsüne,
Bulutların ardından göz kırpan o aydınlık?

İkindi güneşiyle gelir bir kuş konar ya pencereme.
Getirir miydi uzak diyarların selamını?
Ya da cıvıldar mıydı kulağıma,
Talih kuşunun fısıltısını?

Zaman senden habersiz akar durur ya saatin tik taklarında.
Yelkovana söylesem bekler mi,
Yarı yolda kalmış gönlümün kırıntılarını?
Akrebe söylesem toplar mı peki,
Her bir yere dağılmış can kırıklarımı?

Daha bulamadılar mı hazine avcıları,
İnsanlığın haritasını?
Her bir yere baktım, bulamadım,
Şimdi bize kalan insanlığın bekçiliğini yapmak mı?

Sorular dünyasının yolcusuydum bugün.
Duyduğum şey şuydu ki;
Her bir vagonda ayrı bir tartışma.
Hayat da bu değil mi zaten,
Sallanan her güvertede farklı bir konuşma?


Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin