HASAN SAFER (Sensei Vitfre)
Orta Asya bozkırına düştüğünde kar
İçimizde dirilir binlerce hünkâr
Milli duyguda bulunmaz inkâr
İçimizde harelenir yağar kar inceden
Lisanları aşar, üstün bin Latinceden
Kar mevsimden yırtılan bir desendir
Yağmaktan yorgun esmekten dargın sendir
Bazı gelinlik bazen kefendir otağda
Çınlar yankılanır yüce Tanrı dağda
Sen de eseceksin boran olup bu çağda…
Yağmala ruhumu kar tanesi, engebe
Kar tanesi esrar ile nice çığlara gebe
Hizala ruhunu ruhuma yürü
Çehreni çat bakışlarınla bürü
Gözlerin imkanı aşan börü
Gel şanı yüce güzel, gel biraz beri
Bir kar tanesi ol ellerimde eri
Dip mavzer sesinden yapılmış şarkısın
Bela gibi yaratkan dünyaların çarkısın
Kar ve buzun mahreçten taşan arkısın
Ölüm ile yaşamın arada duran farkısın
Hilafetine mâhın gövdesi vurulmuş
Sevilmek isterken aniden durulmuş
Ayrılık denen nesneye birden darılmış
Ruhum yastığa yatmamış da sarılmış
Hayali bir iç dehlizde yürürken
Ani bir ahenkle devrildim yere
Sessizliğin simamı bürürken
Bir kar tanesi olup aniden erirken
Delip geçer tenimi o kar tanesi…
Ruhum eksilip can verirken sesi
Anımsarım ebediyet şubesi bir prensesi
Kar kadar duru o kadar saygın
Ruhumun her zerresince yaygın
Kafiyesi Orta Asya’nın ellerinde baygın
Sen Orta Asya’dan gerilen oksun
Sevgilim kar yağarken yanımda niye yoksun…
