RABİA IŞIK (Bişnev Dergi 2. Sayı Sonbahar 2021)

Gün kavramı insan gibidir. Gündüz, hanemizin dışında takındığımız tavır ve davranış gibidir. Duvarın arka kısmında toplumun dayattığı belirli görevlere sahip sorumlulukları ile mücadele eden ve hep bir yaşam kaygısının içerisinde olan insan… “desinler” diye yapılan davranışların aşikâr olduğu vakit… Gece… Kimine zehir zemberek iken kimine kendini dinleme saatleri kimine duyduğu bir söz ile hayallere dalma âlemi… Gece; insanın kendi özel alanıdır. Tek başına kaldığı, fikirlerinin açıkça dile geldiği, kendini dış kabuktan soyutladığı zamandır. Gecenin karanlık tarafını insanın açığa çıkarmadığı yönlerine veya geçmişine benzer…

Bir de gecenin aydınlık tarafı vardır, sessizliğinde kendini bulduğun, insanlardan soyutlandığın ve şehir uykusundayken gökyüzündeki zenginliğin sahibi olduğun tarafı yani aydınlık yönü. Yıldızlar bambaşka bir âlemi temsil eden mücevherlerdir. Kafanı kaldırdığında gökyüzünün hâkimi koyuluğun içerisindeki parıldayan yıldızlar, birçok anlamın sahibi… Parıldayan yıldız; erdemli, dürüst, her şeyden mutlu olup yaşam sevincini hissettiren insandır. Çoban yıldızını bilir misiniz? Güneşe yakın olduğu için günbatımında ve gündoğumunda görünen ve parlaklığı ile genelde Kutup Yıldız’ı ile karıştırılan Venüs gezegenidir. Aslında hep gökyüzündedir ama gün boyunca iki defa görebiliyoruz. Bu durum görmek istediğimiz kişilerin yanımızda olduğu mutluluk, zor anda yetişen dostun mutluluğu, umudunu yitirdiğinde Allah’ın sana hayırlı bir kapı açmasındaki mutluluk, değerli olandan gelen güzel bir söz veya şiirdeki mutluluğa eşdeğerdir. Bu şekilde bakınca hayatın her noktası anlamlarla yüklüdür. Bunca anlamın içerisinde maneviyatını kaybeden insanoğlu, içerisindeki boşluğu maddiyatla doldurmaya çalışır. Hâlbuki anlamsız olan görmesini bilmeyen kalplerimizdir. Bakmasını bilene her daim Çoban Yıldızıyız!


Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin