DÜŞÜNCELERLE DİRİLMEK

HATİCE GÜRKAN

Düşünebilseydi insan bir adım sonrasını hata yapar mıydı? Bir insanın ayağını kaydırmayı hedeflerken önce kendi ayağının kayacağını hesaba katsaydı, elindekiyle yetinip var gücüyle çabalasaydı yaşanılabilecek şeylerin en güzelini yaşardı. Güç ve merhamet bir arada olunca güzelleştirir insanı. Güçlü insan gücünü yaşadıklarıyla, acılarıyla, kaybettikleriyle elde ettiğinde değerlidir. Güçlü olmak zorunda kalan insanlara hayret edin; kim bilir ne kırgınlıklar, ne yorgunluklar biriktirdiler gönül hanelerinde.

Her şey çok acıtıyor. Her ne kadar acıyı gizlemenin acı vermesini engellediğini düşünsek de, acıtmaz dediğimiz her şey katlanarak büyüyor. Bu küçük hayatın bu geçici ömrün beni ne kadar incittiğini, beni ne kadar yıprattığını ifade edemiyorum. Sanki herkes ve her şey beni geride bırakıyor, sanki ben her şeyin altında kalıp ortadan kayboluyormuşum gibi.

İnsanlar ölür; hayatlar, hayaller, umutlar geride kalır.. Bir saniye sonrasından haberi olmayan, bir hayaline bir isteğine hakim olamayan, duygularıyla hayalleri arasında kadere sıkıştırılmış bir çizgide yaşayan aciz insanoğlu.. Muradıma erdim dediği yerde muradı ellerinden kayan, sevgiye merhamete muhtaç, elindekinin kıymetini bilmeyen, elindekiyle yetinemeyen insanoğlu.. Yaşadıklarıyla, mahkum edildikleri arasında uçsuz bucaksız bir kuyuda, kendisiyle başbaşa kalmış çaresiz insanoğlu. Aldığı nefesin kıymetini bilmeyen, küçük bir nefes darlığıyla dünyası yıkılan insanoğlu.. Kendi elimizle huzurumuzu kaçırıyoruz sonra kadere bahane buluyoruz. 

Yazarsın,yazar çizersin sonra yazar silersin.. Hiç biri okunmamış olur ama sen yazmış içindekini dökmüş olur rahatlarsın. Birine karşılıksız iyilik yapmanın hazzını başka hangi şey yaşatabilir insana. Hangi intikam seni daha güçlü yapar kötülüğe iyilikle karşılık vermekten başka. Küçücük bir tebessümle değişsin şu koca Dünya. İnsanlığımız büyüdükçe büyüsün; iyiliğin sıcacık kucağında. Bir kurt bile yemezken bir diğer kurdun etini, biz alenen yemekteyiz birimiz diğerini. Kinin, nefretin öfken, bencilliğin hem dünyanı kaybettirir hem de kişiliğini.. Zenginlik önce kalpte olmalı sonra cepte, marifet kalbindeki gereksizlikleri çıkarıp iyiliklere dolu bir hayat sürmekte, kötülüklerle meşgul olamayacak kadar iyiliklerle dolu olmakta. Düşeni kaldır, ağlayanı güldür, yara alanın yarasına merhem ol. 

Dünya burası; bu devran dönen bir çark misali senin için de dönecek, sıra sana da gelecek unutma. Bir sıcak tebessümle uykusuz kaldığın geceler için, kendinden vazgeçtiğin ve senden gidenler için, kalbinin sadakası için sıcak samimi içten bir tebessüm..  Dedikleri gibi; kimseye demeden, kimseye değmeden, kimseden almadan, kimseden ummadan, kimsenin saçına ak olmadan sırtına yük olmadan, kalbine iz bırakmadan, sıyrılıp gitmek lazım bu hayattan..

Bazen bilmek, haber almak kaygıyı arttırmaktan başka bir işe yaramıyor bazen bilmek hayal kurmaya bile engel, en güzeli bilmediklerinle, hayallerinle, iyiliklerinle paylaştıklarınla, merhametinle yaşamak.. 


Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin