NİHAL SOY

Küçük adam, baloncuyu hipnotize olmuşçasına takip ederken şaşkınlığını gizlemiyordu. Onu hayrete bırakan şey, “eve bile sığmaz” dediği o muhteşem balonların adamı nasıl olur da gökyüzüne çıkarmadığı idi.

Baloncu durduğu zaman duran, hareket ettiği zaman onu takip eden onlarca balon. Bir ara baloncunun kendisine baktığını fark ederek ona doğru yaklaştı ve:

— Baloncu amca, biliyor musun benim balonum olmadı. Adam çocuğu baştan aşağı süzdükten sonra:

– Paran var mı? diye sordu.

– Bayramda vardı, önümüzdeki bayram yine olacak.

– Öyleyse bayramda gel, dedi adam.

Çocuk sessizce geri döndü. O ana kadar balonlardan bir saniye bile ayırmadığı gözleri dolu dolu olmuş, yürümeye bile mecali kalmamıştı. Ve bir kaç adım sonra sesler duydu arkasını döndüğünde balonlar her nasıl olduysa adamın elinden kurtulmuş ve yol kenarındaki ağacın dallarına takılmıştı. Çocuk ne olup bittiğini anlamaya çalışırken, baloncu çocuğa doğru yönelip:

– Küçük, balonları ağaçtan kurtarırsan birini sana veririm.

Adamın sözleri küçük çocuğun kulaklarında çınlıyor mutluluktan gözleri ışıldamıştı. Koşarak ağacın altına doğru gitti, ayakkabılarını çıkardı, tırmanmaya başladı. Tek bir balonun hayaliyle hızlı adımlarla tırmanmaya devam etti ve balonları yakalamayı başardı. Sincap çevikliği ile balonlara ulaştığında bir müddet onları seyretti ve dallara dolanan ipi çözüp baloncuya sarkıttı. Ancak balonlardan birisi düğüm olduğu için ağaçta kalmıştı. Çocuk o balonu almaya çalışsa düşecekti. İster istemez balonu yerinde bırakıp aşağıya indi ve adama dönerek:

– Birini bana verecektiniz. Hangisi o?

Adam elinin tersiyle terini sildikten sonra:

– Seninki ağaçta kaldı evlat, istersen çık al.

Çocuk bu sefer hayal kırıklığı ile kaldırımın köşesinde oturup baloncunun gitmesini bekledi daha sonra kafasını kaldırıp ağaç dallarının arasından gözüken balonu izlemeye başladı. Uzun uzun bakarak:

– Olsun diye mırıldandı. Olsun ağacın üzerinde de olsa bir balonum var ya artık…

Hayat geçip giderken, bir balon bile çocuğa ne büyük sevinçler yaşatabiliyorken sadece paranın derdinde olan büyüklerin kalbi hak yiyecek kadar acımasızlıkla doludur.


Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin