SENA ÖZTÜRK

Papatyaları ayrı severim
Her daim orada duran,
Ama hiçbir zaman fark edilmeyen, edilemeyen!
Hatta, fark edilmediği gibi
Basıp, çiğnenip, ezilen…
O narin ve bir o kadar da güçlü olan
O güzel çiçek…
Hüzünlerini içine akıtıp
Ezilsen de, çiğnensen de,
Kendin olmaktan vazgeçmemenin,
Kendinden taviz vermemenin
İlmini öğretsene bize, papatya.
Bunca nanköre, bunca köre,
Nasıl bu kadar tahammülkârsın!
Sessiz çığlıklarını duyar gibiyim!
Neden bağırmıyorsun diğerleri gibi!
Neden çığlık çığlığa susup da,
Bir kez olsun, içinden geçenleri dökmüyorsun!
Neden papatya, neden!
Neden susup kaldın yine,
Neden bakıyorsun suratıma öyle,
Cevap bekliyorum senden!
Cevap bekl…
Doğru ya!
Unutmuşum yine.
Kaliteli olan her şey susarak konuşur.
Hurdacı bağırarak antikacı susarak!
Sen de haklısın papatya.
O narinliğini, o sessiz çığlıklarını duyuyorum.
Yalnız değilsin!
Yalnız hissetme hiç kendini, olur mu papatya?
Kimse bilmese de güzelliğini, biliyorum en ince hissini!
Kimse görmese de seni, gözlerim arar güzelliğini!
Kimse fark etmese de bunca güzelliğini, fark edenlerden olmakla yükseliyor aminlerim!
Ağlıyorsan eğer, bir dostun eli uzanıyor omzuna.
Hisset!
Benim gibi olanlar da varmış umudu yeşersin içinde
Yeşersin ve kökü gürleşsin.
Sende dinlenen, seninle yenilenlerin sayısı çok olsun, papatya!
Üzülme!
Kıymet bilmeyenlerin eline düşürenin bir istediği var!
Beklenen sabır, yürekten de bir teslimiyet.
İşte, belki budur hissemize düşen papatya!
Lâ Tahzen Papatya!
Lâ Tahzen!..

01.45
9 Temmuz’u 10 Temmuz’a bağlayan gece
2022


Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin