SENA ÖZTÜRK
Beklemenin ağır geldiği, yorulduğu zamanlardayım. Aynı yola revan olan hemdertler gelir mi? Tutar mı elimizden? Ben aşıp biz olma yoluna gidilir mi? Hepimiz vermeden almanın peşindeyiz. Her şey tastamam sunulsun, yorulmayalım istiyoruz. Bazı şeyler vermeden alınmıyor. Ki almayı bile düşünmek eksiklik ya… O da ayrı bir muamma. Kendi ile çelişiyor bazen insan. Yorulmanın ve dâhi yorulmanın aşırı gittiği zamanlardayız. Beklemedeyiz. Ve gülümsemede. Çünkü her şeyin üzerimize üzerimize geldiği vakit işte o zaman kaderin değiştiği yerdeyiz. Hayrlar açıla, her daim. Huzur bulduğumuz onu mu arıyoruz, yoksa umuyor muyuz? Gerçekten her şey bir rüya. Her şey bir göz açıp kapama sahnesi burda. Neyi istiyor bu gönül? Derdi ne? İçini sıkan, durgunlaştıran bu hâl de ne ola ki? Oturup iki kelam edecek dostlar var elhamdülillah, her daim de olacak zaten. Yeter ki biz görelim. Var elbet ama neden içimizi yakanlar çıkmıyor içimizden, neden anlatamıyoruz? Defalarca susarak bir kaçış mı, yoksa anlatma ikâzı mı? İçimde sorular ve şırıltı sesi ile hafif esen rüzgarlı bir gece… Hâlimden haberdar olana yakarışlar… Sen diyip susma hâli… Anlatamamanın derdi düştü içimize. O hâlde bize düşen, eyvallah.
Eyvallah… Eyvallah…
23.07
23 Zilhicce / 22.07.2022
