MERVE TUNÇKAŞIK

Bu kez çektiğim bir fotoğraf üzerine yazmak istedim çünkü bu fotoğraf bana sadece görsel anlamda farklı düşünceler katmadı. Zihnimde güzel fikirlerin oluşmasına da sebep oldu. Belki sizde de aynı etkiyi yaparsa, düşüncelerinizi öğrenmeyi çok isterim. Artık sadece hikayelerden değil fotoğraflardan da payımıza düştüğü kadar hissemizi alabiliriz. Doğru şekilde bakabilirsek eğer… Gelelim yukarıda gördüğünüz fotoğrafa.

Günlerden bir gün yine okulun kütüphanesine gitmek için evden çıkıp okul bahçesine girmiştim. Temiz havanın ve sessizliğin verdiği huzuru hissederek yavaş adımlarla kütüphaneye doğru ilerliyordum. Fotoğraf çeken biriyseniz bazen etrafınızı bir fotoğraf makinesi lensiyle görüyor gibi olursunuz. Her gördüğünüz kare çekmeye değer mi diye düşünmeden, o kareye zihninizde biraz ışık, kırpma vs. ayarları vermeden geçemezsiniz. Ben de öyle bakıyordum etrafıma o sabah, güneşin yapraklarını aydınlattığı ağaçların yanından geçerken. Bir ağaç iki ağaç geçmiştim ki bir sonraki ağacın gövdesinde güneşin vurup aydınlattığı, altın sarısı renginde iki minik yaprak dikkatimi çekti. Durup fotoğrafını çektim. Tam arkasında da gördüğünüz gibi “yol boyunca park yasak” tabelası vardı. Tam da o anda durumun tuhaflığını düşündüm. Eğer buradan hızlıca geçmiş olsaydım ruhuma neşe veren bu iki minik yaprağı görmeden geçecektim. Belki de hiçbir zaman onları göremeyecektim. Hayatımızda da benzer durumu yaşıyoruz aslında. Bazen yavaşlamak bizi çok rahatlatacaktır, ruhumuza sükûnet verecektir ama ne yazık ki bütün hengâmelerimizin arasında dinlenecek vaktimiz olmadığı için ruhumuz nerede, hangi âlemlerde aklımıza bile gelmez. Kendi içimizde kendimizin farkında olmayız. Durup dinlenmediğimiz ya da etrafımıza dikkatle bakmadığımız her an aslında hayatımızdan çaldığımız ve kara deliğe gönderdiğimiz bir an olur. Hâlbuki an’lar geçer. Onları değerli kılan hissettirdikleridir. Kendimizi bu hislerden mahrum bıraktığımızda geriye sadece yıllar geçirmiş ama “his fakiri” bir insan olarak kalırız.

Bu fotoğrafta gördüğüm başka bir şey daha var. Güneşe dönmüş bu minik yapraklar öyle güzel parlıyor ki onları fark etmemek elde değil. Akşam bu yaprakları fark edemez insan, onları parlatacak, güzelliklerini ortaya çıkaracak bir güneş olmazsa olmaz. Bizler de insan olarak ruhlarımızla parlarız. Ruhumuzu parlatacak olan ise ancak ve ancak hakikatin ışığıdır. Asıl güzelliğimizi ortaya çıkaracak olan, bizi biz yapan o ışıktır. Biz hakikatten uzaklaştıkça, kendimizi hakikatin ışığına kapattıkça gerçek güzelliğimizde öylece yitip gidecek. Bir yanımız hep karanlıkta kalacak ve ruhumuz belli belirsizmiş gibi öylece savrulacak. Hz. Mevlana’nın dediği gibi: “İnsan Hakk’a dönünce kula benziyor, Hak’tan dönünce pula benziyor.” Kula benzeyip hakikatin ışığı ile parlayanlardan olmak duası ile…


“BİR FOTOĞRAF KARESİNDEN FAZLASI” için 2 cevap

  1. Rabia Nur Avatar
    Rabia Nur

    Ve bir de o yaprakların duruşları ,birbirini incitmeden kırmadan …

    Liked by 2 people

    1. MERVE TUNÇKAŞIK Avatar

      Hepimize ibret olacak bir duruşla …

      Liked by 1 kişi

Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin