NAFİA ANKÖZ
 
Kaç yaşında idrak eder insan hayatı diye sorsam nükte iz kalır sükûtun zarafetinde. Acizane kanaatim anlatırsa, nâmütenâhi deryayı kucaklamakla hayata başlamalı derim. Sonsuz maziyi kucaklamak, ecdadı şâha kaldırmak, Asım’ı hatırlamak ve Asım olup, Asım kalmakla..  

Asım olmanın şuuruna ermeyi, ecdadın ruhunu şâd etmeyi, iki kelimeyi dize dize etmeyi, neslin hakiki sırrına ermeyi idrak etmek değil miydi asli vazifemiz?   

Neslin hakikati sırdır. Sırrın hakikatini lisâna döker adanmış ömürler, sevda pervâsız yüreklerde, inanç adanmış ömürlerde, dava püryan sinelerde, sır Asım’ın beklenen gencinde..  

Kara göklerin ardı sıra gelen ebemkuşağı misaliydi uğultulu tepelerdeki dolunay. Sabâ eşliğinde bir katre seyreyle püryan  sineleri, dinler misin ne söyler dilleri?  

“Karaysa gökler melekler seheri müjdeler. Sevdalıysa yürekler vuslatını bekler, adanmışsa ömürler ecdad vefa ister. Pusulası Allah ise eğer, o yürekte olur mu keder?”  

Ey nâ-perva genç, sanadır naçizane sözlerim!  

Leyl-ü seherde işitilir bir ses bir nağme, öyle bir sesleniş ki değme! Çağırır suffe mescide Allah Azze ve Celle, çok beklettin O’nu, artık bekletme! Davete hürmet gerekir, suffe gencisin sen! Suffe öğrencisi timsalidir ibret-ü cihanın, ilmi kuşatır inancı İslam’ın. İlmi ile Zeyd b. Sabit’in, Hz Aişe’ nin  mirası, inancı ile Hz Ali’ nin, Musab b. Umeyr’in tebessümü, sadakati ile Hz Ebubekir’in, Hz Hatice’nin onuru, adaleti ile Hz Ömer’in, iffeti ve hayası ile Hz Osman’ın, sevdası ile Ümmü Mektum’un, zühdü ile Ebu Zer el-Gıfâri’nin, davası ile Yasir ailesinin, Zeyd b. Harise’nin, Hz Hamza’nın, Talha b. Ubeydullah’ın, Bilal-i Habeşi’nin yadigarısın.   

Osmanlı torunusun sen. Şeyh Edebali’nin nasihati, Ertuğrul Gazi’nin emaneti, Çelebi Mehmet’in inancı, Yavuz Sultan Selim’in şahsiyeti, Fatih Sultan Mehmet’in zarafeti, Sultan Abdülhamit’in latifesi, atalarının istikbalisin sen.  

Câhil-ü nâdân ise hemhâl oldukların, ziyan eylersin ömrünü. Suffe eyle sevdanın gönüllere ekildiği, filiz veremeyen mescidi serap görmediğine inandır. Suffe gencisin sen! İlmin tohumlarının gönüllere ekildiği ezan sesi hikayen olsun. İlme attığın, son sağlam düğümün hikayesi, genci vuslata erdirmenin hikayesi olsun.  

Hadi bir hikaye yaz bana! Sonu inanç olsun. Kara bulutlar ardınca kâinat Güller Güzeli’ni  solusun. Kimsesiz yüreklere umut, yüreklere ekilen sevgi hudutsuz olsun.  

Hadi bir hikaye yaz bana. Esaretin en zamansızına, gecenin en karanlığına dolunay olsun. 

İnancıma inancın olsun! 

Sevginin yüreğe en bi yakışanına, sükutun mânâsına ermişlerinden, kor olan yüreğe serabın tesirinden, vuslata ermenin hikayesi olsun.  Asımın ilmine ilim, suffe ehline selam olsun. 

Hadi bir hikaye yaz bana sonu vuslat olsun!


Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin