NAFİA ANKÖZ
Dedim dediler derdim hayat…
Dedim dedilerle geçer miymiş sessiz sedasız lügat?
Bir dehlizde kalmışız, ne ileri ne de geriye var hayt-ı vuslat!
Hasretle yazılan bir hikayeye, belki de ahiretedir sonsuz vuslat.
Dedim dediler derdim hayat…
Dedim dedilerle geçer miymiş bu koskoca hakikat?
Bir ummanın ortasında kalmışız, pusula okyanusta muamma!
Bir muallak ki, bakarım mazlumlar eder fakr-ü istiğna.
Dedim dediler derdim hayat…
Dedim dedilerle geçer miymiş masum yüzlerdeki keder?
Yüreklere atılan sevgi tohumlarını yeşertecek, var koca sineler!
Kara bulutlar o yüzlere bir gökkuşağı vâdetmiş meğer.
Dedim dediler derdim hayat…
Dedim dedilerle geçer miymiş bu hercümerç hayatiyyat?
Yâre anlattım kâinatı, tefekkür edelim bu bir hissiyat..
Sana mühürlenmiş bir kalp bıraktım, kalmadı geride hüsniyyât.
Dedim dediler derdim hayat…
Dedim dedilerle geçer miymiş kibrin kuşattığı benliği dizginleyen?
İşitmedin mi ey Peygamberimizi dinleyen?
“Sakınmalısın ümmetim, eteklerini böbürlenerek yerde sürümekten!”
Şeytan idi cennetten kovulmayacağını zanneden!
Dedim dediler derdim hayat…
Dedim dedilerle geçer miymiş bu katre-i baran?
Keder etme, hâmuş olan dilleri var bir anlayan!
Âdemi kedere salsa da, katre-i gevherdir senin nevân.
KELİMELER:
- Dehliz: Üstü kapalı, dar ve uzun geçit.
- Hayt-ı vuslat: Vuslat ipi
- Umman: Okyanus
- Muamma: Anlaşılmaz iş
- Muallak: sonuca bağlanmamış
- Fakr-ü istiğna: Gönül tokluğu
- Sine: Yürek
- Hercümerç: Karışık
- Hayatiyyat: Hayat(lar)
- Hüsniyyat: iyiye dair olan şeyler
- Katre-i baran: Yağmur damlası
- Hâmuş: Suskun
- Âdem: İnsanoğlu
- Katre-i Gevher: İnci tanesi
- Nevâ: Ümit
