RABİA IŞIK
Yaşamımız boyunca birçok insan hayatımıza girmektedir. Kimileri yaşam yolculuğumuzun başından sonuna kadar bizlere eşlik ederken kimisi de farklı yollara saparak kendi güzergahında ilerlemektedir.
Çevremizdeki her şeyde bir anlam yüklüdür. Var olan şeyin bir vasfı olduğu gibi her şeyin bir hikayesi olduğu gerçeğini unutmamak gerekmektedir. Bu hikayelerin bazısı kısa solukluyken bazısı destansı nitelikte uzun olmaktadır. Bu hikâyeyi yaşayan karakterlerin nasıl ve ne şekilde sürdürdüğüne bağlı bir durumdur. Köpek sahiplenen bir insanın köpeği ile yıllar geçirirken aniden hastalanıp ölmesi köpeği ile olan hikâyenin sonuna gelmiştir. Okula giden bir öğrencinin 16 yıllık eğitiminden sonra okulunun bitmesi öğrencilik pozisyonu sonlanırken, hikayesinin sonuna varmıştır. Sıradaki işlem yeni bir hikâyenin başlaması için gerekli adımları atmak olacaktır. Hayatımızdaki insanlarla güzel hayaller, yaşanılacak hedefler, gidilecek yollar belirleriz ancak nasipte varsa birçoğumuz bunları gerçekleştirmekteyiz. Nasibimiz kadar yaşar nasibimiz kadar hikâyeye denk geliriz.
İnsanlar hikayeleriyle dünya üzerinde konumlanmaktadır. Bazı hikayelerde kötü karakterler başrol olup kötülükler kazanmaktadır. Bazı hikayelerde ise iyi karakter başrol olup iyilik kazanmaktadır. Ama her kişinin bir hikayesi vardır, olumsuz veya olumlu hikâye, yaşantıyı yorumlayan insanın bakış açısından kaynaklı bir farklılık söz konusudur. Hayatın her anını dolu yaşayan bir insan için olumsuzluklar pek de umursanmamaktadır. Yaşamaktan ziyade karamsarlığı ön planda olan kişilerin ise olumsuzluklar heybesindedir daima.
Farklı yolları seçen insanlar, haklı veya haksız bir seçim olsa da gitmesi gerektiğinden farklı yolları tercih etmiştir. Tabii seçimi yapılan yolun güzel olup olmaması yine insanın kendi tercihidir. Herkes fıtratına uygun kişilerle olması gereken yolda ilerlemektedir. Ne kargayı gül bahçesine ne bülbülü çöplüğe alıştırabiliriz, herkes kendi tercihleri ve yaşantı biçimi ile yola devam etmektedir.
Farklı yolları seçen insanlarla hikayelerimizin yarım kaldığını varsayarız. Aslında hiçbir hikâye yarım kalmamaktadır. Yaşanılan hikâyenin finaline gelinmiştir. Bizler sadece onun yarım kaldığını varsayarız, halbuki kişi ile yaşanılan hikâyenin süresi o kadardır. Daha fazla bir şey yaşanmayacaktır. Hikayemizin sonunu ne kadar beğenmesek de her sonun mutlu biteceği gibi bir durum söz konusu değildir.
“Evren, atomlardan değil hikayelerden oluşmuştur.”
Hayatı yaşadığın kadar varsın.
Hayat biriktirdiğin hikayeler kadar anlamlıdır…
