ÖMER FARUK BURAK

Sebepsiz nişaneler çığrınıyor gökyüzünde
hoyratça heveslerin kara lekesi bastırılırken
basit bir içe dönüş kırlarda soyulmuştu
Hatırlamak istemezken üstünlükle kirlenen gözlerini
mahcup, telaşlı bir yere bakış
ilişivermişti bilinmezliğe

Payelerden yırtıldı gömlekler
arkadan mı önden mi bilinmeksizin
kulaklarımdan alınan rüzgarın sesi
neredesin
bu parmaklıklar hangi şiirin dibacesi
Söz söylenirken
dökülen saçların kızıla çalındığı akşam
toprağımdan süpürüldü yapraklar
ağır geldi yaşamak
örülmüş hiçlik kelimelerine
haydi
kırıp kilitleri gidelim buradan
temiz bilinenlerin
durulanmış şehirlerine


Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin