MERYEM BİNİCİ

Uzak bir mavilikte kanatlanıyor düşlerim.
Hafızasını dişlemiş bir kuş uçabilir mi ki?
Yaylalar kadar serin bir çöle olan özlemim,
Bu çabalar küllerden ateş yakmak için mi?

Sallanıyor bir hayal,
Uzak bir maviliğin darağacının en ince dalında
Toprak altında çürümüş bir tohum yeşerir mi ki?
Her dolunay kızıllığında eriyor içim ince ince,
Sonra, seraba dalan gözlerimde bir siluet belirince
Kızıl bir yıldız göz kırpıyor, yok gözleri gözlerimde.

Uzak bir mavilikte kanatlanıyor düşlerim
Avcılar kollar mı daima her yanı çepeçevre?
Sonra dağılır düşünce, düşünce düşüncelerim
Neden taşlaşır ipekler ufacık bir öfkeyle?

Sallanıyor bir hayal,
Uzak bir maviliğin darağacında
Kâh geride kâh ileride seraplar ne kadar sahici?
Hakikat gizleniyor batağa dönmüş dağın ardında
Hakikat tüm izleri silinmiş bir yolun en sonunda
Çöller böyle hep yakar da denizler de yanar mı ki?

Uzak bir mavilikte kanatlanıyor düşlerim,
Ve sallanıyor bir hayal.
Her dolunay kızıllığında! eriyor içim ince ince
Çöller böyle hep yakar da denizler de yanar mı ki?


Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin