BÜŞRA DOĞRAMACI (Bişnev Dergi 2. Sayı Sonbahar 2021)

İçimde devingen bir ruhu okşuyor

Hasretin kamalı tutmaçları

Kulp takılı sözler, sığınaklar

Göçebe bedenler, gayya kuyuları

Rant dolu şöhretli keseler

Açık ağızlı kilitli çeneler

Mahlası hınç olan hodbin fener

Gayreti namusu olan eriyik mum

Hangi fenerin patlar lambası

Hangi mum fitilinde son bulur ateş

Bir yıldız kaymakla ölür mü ebediyen

Çamurlu pazar sabahları silinir mi takvimlerden

Devrimciler pankartlarını nerede saklar

Peki, var mıdır çöllerin suya kaynadığı bir yer dünyada

Ladin soylu çamlar tutuşunca farklı mı kokar külleri

İçimde derin namı olan kuyular açılıyor

Kovalar sallanıyor dalgın günlerin ertesine

Sular dolup taşmayı bekliyor rüyalarıma

Bir filika kurtarmaya geliyor yaraları

Kaptan, bu filikalar kaç yara taşır kıyıya

Hangi kıyı taşır yaralarımı

Bekliyorum, hadi kanatın kabuklarınızı!

Sizi hoyrat tutumlardan sıyrılmış yanlarımla bekliyorum

Gelin, gelin ve İbrahim’in ateşinden bir parça sunun bana

Yakın sorularımı, odunlaştırın

Hutameden bir haber verin

Meskenim illiyyun ise nerde hurilerim

Kahrolmuş ve pıhtılaşmış damar yollarında

Sabahların seyrek vakitlerini topluyorum zarflara

Yeni bir haber verin bana

Eluard’ın şiirleri gibi değil, hayır!

Başka haberler

Misal, Eifel’in ne zaman devrileceği gibi

Yahut piramitlerin baş aşağı duruşları kaçıncı yüzyılın haberi

Karşımda solgun beyaz papatyalar ve dipdiri duran kaktüs dikenleri

Nefesimle doğrulduğum yerlerin kara gürültüsünden

Sessiz gemiler rıhtımından ayrılıyorum

Kıyıya el sallamak artık bayağı bir düstur,

Bekleyen kimsenin de yoktur tapusu dünyada

Ruhumun sana yatık yanlarını alarak gidiyorum

Delişmen, köksüz, ufuksuz yaylalara…


Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin