..22:30.. /
Yazmam lazım.
Bir şeyler bulup karalamalıyım bir yerlere, ne olursa içimden sökmeliyim yolunu kaybedip savrulan kelimeleri.
Yara,
biriken herbiri tutunduğu yere.
Yol olmalı misal, dağlara paralel ilerlemeli, yıllarca coğrafya dersimizden öğrendiği yöntemle,
sonra derdimize yol olmalı,
almalı bir karış toprağın üzerinde,
şehirlere bölmeli avucumu, saat tutmalı saatlerce,
ve unutmalı rakamları,
dönüşüne vurulmalı akreple yelkovanın, kişilere göre hızını ayarladığı dönüşüne,
tıpkı kişilerin de zamana göre dönmeleri gibi.
Taş atmalı, attığı taş ürkütmemeli ama değmeli ağırlığına.
Ve değmemeli eli kötülerin hiçbir şeye
taş olmalı düşünse bile.
Zamanda yolculuğu bulmalı mesela, bir şey bulmak isteyen, ve döngü tuşu bir de.
Sabitlemeli Sonra zamanı, bir tarihe.
Bir de mesafeye çözüm bulmalı elini değmişken, buradan uyanıp, oralara sarılabilmeli, burada pişirip, şuralarla yemeli, orası burası şurası, tek bir yere dönüşmeli, toplanmalı.
Biliyorum şekli kaydı muhabbetin, yine beni aştım akşam akşam.
Ne yapayım işte söyledim başta, bunlar gibi binlercesinin, var içinde döndüğünü düşün şimdi,
saat gibi,
gün gibi,
mevsim gibi
mekan gibi,
Ve döndükçe çoğaldığını
Ve çoğaldıkça yapıştığını köşe bucak,
Ve sızladığını,
Tüm acılarına paralel..
