..23:10.. /

Serseri bir matematik zihnimi bulandıran.

Topluyorum çıkmıyor, çıkarıyorum durmuyor, çarpıyorum sövüyor, lafını bölüyorum, ağlıyor.

Hangi işleme kaç parçanla müdahale ettiğini bilmiyorsun biliyorum, sayısız ihtimalin dokunduğu doğruları diziyorum ben yanyana oysa.

Yan doluyor üstüne ekliyorum, payı paydasından mı büyük, paydası payı mı tutmuş elinden çekiştiriyor orası muamma.

Köhne mahallede, yıllanmış bir bakkalın defteri gibi düzensiz, kendi düzeninde, düzenliyorum kendimi, aklımca işte.

Eskilere de dokundumya şimdi renklerden hemen pembe gelir dilime, yanaklarım gerilir geriye, gülerim. Ne alaka diyeceksin, çocukluğumdan kalma alışkanlık bu, leblebi tozunu ağzıma doldurup, pembe derdik, boğulmadan kendimize güldürmekti herhalde maksadımız.

Bir de toprak saha da oynadığımız oyunlar vardı, onların matematikle hiç bir ilgisi Yok.

Çıkaralım şimdilik aklımızdan.

Yaşlı dedelerin, hazır anlatacak birini bulmuşken, hafızasındaki bir ömrü önüne sermeye çalıştığı heyecanla karıştırdım konuları birbirine kabul.

Eeee bende şuan onlardan farksız sayılmam değil mi?

Görmeyince birikiyor, toplananları çarpıyorsun, bana mısın demiyorlar.

Yüzsüzler, onluk basamağından atlayıp, yüzüme gülüyorlar. Kimler mi, umudumu bağladığım ümitler.

Doğru okudun, umudumu bile ümide bağladım.

Umut etmeyi ümit ederek.

Ne diyordum ben.

Hah enson bölme de kalmıştım. En üst bölme de hep hafifleri koyuyorum, ki alırken üzerime düşmesin, çıkılmıyor sonra içine düştüğüm parantezden.

Ha çok mu zor diyorsan, kare kök içinde ki üç kadar olmasa da çıkmak İçin zorluyor tenimi işte.

Ne saçmalıyor mu dedin?

Şimdi yukarıda Kİ tüm kelimelere uzaydan bak Ve noktaları birleştirdiğinde çıkan resimler gibi birleştir.

Göremediysen söyleyeyim.

ÖZLEDİM..


Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin