YÂREN MEKTUPLARI -24 İMBİKTEN SÜZÜLENLER

İBRAHİM ŞAHİN

Selamların en güzeli ile selam, gönül dolusu muhabbet ve içtenlikli dua olsun sana her iki cihanını da aydınlatsın diye Mevlâ sevgili yarenim.
Bir önceki mektubumda birkaç tanesini paylaşabildiğim imbikten süzülmüş, darası alınmış sözlerden sonra geri kalan sözlerin âdeta boyunlarını bükerek “bizi neden paylaşmadın, bizim bir kıymeti harbiyemiz yok mudur söz ikliminde” diye kahırlandıklarını hissettim lisân- halleriyle ve onları da bu mektubumda paylaşmak diledim.
İstedim ki; bu sözleri de söz dağarcığına yerleştiresin ve hayat akışı içerisinde yeri geldikçe her birini bir hazine bulmuşçasına kullanasın.
Aldığım paylaşımlarda birçok sözün sâhibi not düşülmemiş olduğundan seninle paylaşırken bildiklerimi de yazmadım, Rabbimiz her bir sözün sahibine kendi dileğince şefkat, rahmet ve merhamet buyurarak, dünya da tüm sözlerin gerçek sahibi olan Zât- Zülcelâlini idrak etmeye iz, Ukbâ da mutlu olacak yüz ihsan eyleye…
Sevgili yârenim, burada söz başı olarak Rabbimizin söz hakkında beyan buyurduğu birkaç uyarısını zikrederek, söz söylemenin bir iletişim aracı olarak ne kadar değerli olduğunu idrak bağlamında bir ufuk açalım kendimize inşallah. Dilersen;
“…onlara ki, sözü dinler, sonra da en güzeline uyar/uygularlar. İşte onlar Allah’ın kendilerine hidayet verdiği kimselerdir, işte temiz akıllılar da onlardır. (Zümer: 18) ayeti ve
“Görmedin mi ki, Allah nasıl bir örnek vermiştir: Güzel bir söz, güzel bir ağaç gibidir ki, onun kökü sabit, dalı ise göktedir. Rabbinin izniyle her zaman yemişini verir. Allah insanlar için örnekler verir; umulur ki onlar öğüt alır-düşünürler….” (İbrahim Suresi, 24-27)
“Kullarıma, sözün en güzel olanını söylemelerini söyle. Çünkü şeytan aralarını açıp bozmaktadır. Şüphesiz şeytan insanın apaçık bir düşmanıdır.” (İsra Suresi, 53)
Hiç şüphesiz sözlerin en güzeli Rabbimizin vahyi sonra da Nümûne-i İmtisal olan sevgili Peygamber efendimizin sözleridir.
Bundan sonra da her can hayat akışı içerisinde ihtiyaçlarını karşılayabilmek için söze tutunurken sıradan sözcükler kullansalar da özellikle duygu ve düşüncelerini aktarırken bilgi, hikmet ve gönül zenginliklerine göre güzel sözler bırakırlar yürek ve idraklerin kapısına.
İnsanlık tarihinde çok köklü ve zengin bir gelenek olan güzel/hikmetli söz söyleme deryasından sahipleri için rahmet dualarımızla bir kısmını daha yâdedelim inşallah…
-“Söz ola kese savaşı/ söz ola kestire başı/ söz ola ağulu aşı/ bal ile yağ ede bir söz/ kişi bile söz demini/ demeye sözün kemini/ şu cihan cehennemini/ yedi uçmağ ede bir söz…”

  • Sesini değil, sözünü yükselt çünkü sesini yükseltenler genellikle cahil ve haksızlardır.
  • Bir iç çekişin içerisinde binlerce cümle vardır.
  • Suya yazıyorum artık içimdekileri; ne taşıyor ne de haddini aşıyor.
  • İnsan sevme hissini israf etmemeli; kim ne kadarına layıksa o kadar sevmeli.
  • Bir hayat ki; mahcup ve dupduru, Rabbim gülleri ve sessiz harfleri koru.
  • Kalp kırılmasının çıkardığı sesi bir tek Allah duyar.
  • Siz aşkı, haram diye uzak duran gençlere sorun.
  • Elini korkak alıştırma; Duâ et.
  • İnsanlar kırıcıydı kitaplara kaçtım.
  • Birini mükemmel olduğu için sevmezsin; O sen sevdiğin için mükemmeldir.
  • Bir insanın yüzünde taşıdığı ifade sırtında taşıdığı elbiseden mühimdir.
  • Güzel hayat isteyen güzel insan biriktirsin.
  • Edepli edebinden susar, edepsiz de ben susturdum zanneder.
  • Dostlarını tanımak mı istiyorsun; hatâ yap veya düş.
  • İnsanlar seni yanlış anladığında dert etme; Duydukları senin sesin fakat akıllarından geçirdikleri kendi düşünceleridir.
  • Herkes birbirine nasibi kadar uzak ve nasibi kadar yakındır.
  • Namaz huzurdur erteleme, namaz diriliştir üşenme, namaz aşktır vaz geçme.
  • Üzülme; kaybettim sandıkların kurtulduklarındır belki de.
  • Bir çay doldur, bir kitap seç ve dünyayı sessize al.
  • Anladım ki; insanlar susanları korkak, görmezden geleni aptal, affetmeyi bileni de çanta da keklik sanıyorlar. Oysaki biz istediğimiz kadar hayatımızdalar, göz yumduğumuz kadar dürüstler ve sustuğumuz kadar insanlar.
  • Ölüm değil ise bizi ayıran; yazık olmuş.
  • Ey gecenin sâhibi nasıl ki kudretinle geceyi gündüz ile örtüyorsan bizim de hatalarımızı, günahlarımız Rahmetinle ört.
  • Rabbim gönlüme ferahlık ver.
  • Daha Sabah namazıyla birlikte nefsine ve şeytana günün ilk darbesini vuran yiğitlere selam olsun.
  • Tek odaya dört oğlumu sığdırdım da, dört tane evlerinde beni bir odaya sığdıramadılar.
  • Elindeki tespihin imamesi gibiyim ey yâr; itsen de, çeksen de sana gelirim.
  • Köy sakinleri yağmur duasına çıkmışlardı. Bütün köy ahalisi toplandı içlerinden sadece birinde şemsiye vardı. İşte bu inançtır.
  • Babalar bebeklerini havaya attıklarında gülmekten bayılır. Yere düşebileceklerini akıllarına bile getirmezler çünkü babası onu tutacaktır. Bu güvendir.
  • Yatağımıza girdiğimiz vakit yarın uyanıp yaşamaya devam edeceğimize dair teminatımız yoktur ama yine de yarın için planlar yaparız, bu umuttur.
  • Kendileriyle yüzleşmeye yüzü olmayanlar başkalarının hatalarıyla avunurlar.
  • Eğer hâlâ yalnızsanız üzülmeyin; Allah birilerinden sizi koruyor olabilir.
  • Ezanları duyduğunda şükretmeyen bir gönül taşıyorsan eğer yüreğine bir selâ oku.
  • Açılamayan kapı yoktur, yanlış anahtar vardır.
  • Kendimi arıyorum, meşgul çalıyor.
  • Camdan evde oturuyorsan, kimsenin evini taşlama.
  • Dervişe sormuşlar” insanın başına gelecek en güzel nasip nedir?” “Herkesin bir şeyler anlatmaya çalıştığı şu yalan dünya da seni dinleyecek birine rastlamak” diye cevap vermiş.
  • Yola çıktıklarını yolda bulduklarınla değişirsen, hem yolunu kaybedersin hem de dostunu.
  • İstediğin bir şey olmuyorsa ya daha iyisi olacağı ya da olmaması gerektiği içindir, üzülme.
  • Ağzından çıkıncaya kadar söz senin esirindir, ağzından çıktıktan sonra da sen onun.
  • Ya söyleyecek sözü olmalı insanın ya da susacak edebi.
    Daha nice güzel yüreklerden imbikten süzülürcesine süzülerek insanlığın hem ufkunu aydınlatan hem de yüreğine dokunan nice güzel sözler vardır sevgili yârenim insanlığa değerli birer miras olarak bırakılmış. Mevlâm sözlerini sadaka-i câriye kılsın dilerim her birinin ve engin hoşgörülerine sığınarak bu özlü söz sofrasına âcizâne bir söz de ben sunmak dilerim;
    “Dostluk yüce dağdır, sevgi kâinat / tatlı dille kalpler takınır kanat/
    Sarınsa da insan sabıra kat, kat / kem sözle ok yaydan çıkar demişler.”
    “Söz özden kaynayıp dudaktan çıkar / kem niyet sahibi şüpheyle bakar/
    Güzel söz hikmetin arkından akar / hırçın söz bendini yıkar demişler.”
    “Nice sözler vardır hikmete hasret / sükütla konuşmak derin marifet/
    Ehl-i hal, dost ile kurunca ülfet / misk-ü anber olup kokar demişler…”
    Muhabbet ve dua ile kal sevgili yârenim. Emanet olasın en emin olana. 14-10-2022 Cum’a

Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin