HAKAN AYDIN, BİŞNEV DERGİ 1.SAYI YAZ 2021

Bin Dokuz Yüz Doksan Beş
Teşrin-i evvel der eskiler. Yani; dallarından henüz düşenlerin, ebedi istirâhatgâhında suyunu bırakmadan, balçıkla bal olmak üzere, üzerine düşen kar tanelerinin ekşittiği mevsim: Ekim! Ay mı derler buna yoksa… Acaba bu aya ben mi ekim? Elbet var, var olmanın doğuracağı varlıklar. Doğuracak dediysem vesile olunacak varlıklar. Var olmaya değer miyim ya da var olmalı mıydım? “Bana sorsan var olmamalı, doğmamalıydım” der bedbin ve asi beşer. Hâlbuki var edenin var etmesine onca hamd ederken, bu söz şeytanı şehvete getirmek değil de nedir? Kim kendi doğumunu güzel gördü ki acaba? Daha doğrusu kendini ölümlü gören güzel, varlığını izah edemeyen doğumunu tartışıyor. Bu ne akıl dolu ikilem. Arıyor olduğun şey, burada hiç bulamayıp yine de hep arayacağın şey. Aslında bulursun da önce kendinden, özünden başlamalısın.


“TEŞRİN” için bir cevap

  1. FATMA ZEHRA GEDİK AKYİĞİT Avatar
    FATMA ZEHRA GEDİK AKYİĞİT

    GPT YORUM

    Metin güçlü bir duygusal altyapıya sahip ve dil kullanımıyla derin bir içsel sorgulama yansıtıyor. Ancak, bu tür bir yazıyı daha akıcı, anlaşılır ve etkili hale getirmek için bazı yapıcı önerilerde bulunabilirim:1. Başlangıç ve Akıcılık

    • Girişte kullanılan tarih ve eski dil ifadeleri (Teşrin-i evvel) metne nostaljik bir hava katıyor. Ancak, bu ifadeyi okuyucunun bağlamı hemen kavrayabileceği şekilde biraz sadeleştirerek ya da açıklama ekleyerek daha etkili hale getirebilirsiniz.
    • Öneri:
      “Bin Dokuz Yüz Doksan Beş. Teşrin-i evvel der eskiler, yani bugünkü Ekim ayı. Yaprakların henüz dallarından düşüp, ebedi istirahatgâhta toprağa karıştığı, mevsimin ilk kar taneleriyle buluştuğu zaman…”

    2. Anlam Bütünlüğü ve Sadeleştirme

    • Bazı cümleler uzun ve karmaşık yapıya sahip. Bu durum, okuyucunun metni takip etmesini zorlaştırabilir. Daha kısa ve öz ifadeler kullanarak mesajınızı daha net iletebilirsiniz.
    • Örneğin:
      “Ay mı derler buna yoksa… Acaba bu aya ben mi ekim?” cümlesi, etkileyici bir soru içeriyor ama bağlam biraz daha netleştirilebilir.
      Öneri:
      “Bu ayın adı Ekim, ya ben? Acaba ben de bu mevsimin bir ekimi miyim?”

    3. Retorik ve Felsefi Soruların Dengesi

    • Metindeki felsefi ve retorik sorular güzel bir derinlik katıyor. Ancak sık kullanıldığında okuyucuyu yorabilir. Bu soruları seçerken metnin ritmini bozmamaya dikkat edin.
    • Örneğin, şu bölümü:
      “Var olmaya değer miyim ya da var olmalı mıydım?”
      Daha sade bir şekilde ifade edebilirsiniz:
      “Var olmak, gerçekten değer mi?”

    4. Duygu ve Anlatım Gücü

    • “Der bedbin ve asi beşer.” gibi ifadeler metne etkileyici bir edebi hava katıyor. Ancak, bu tarz Arapça-Farsça kökenli ağır ifadeler metnin genelinde fazlaca yer aldığında okuyucunun ilgisini dağıtabilir. Türkçe eş anlamlı sözcükler kullanarak denge kurabilirsiniz.
      Öneri:
      “Der ki karamsar ve asi insan…”

    5. Sonuç ve Öze Dönüş

    • Metin, güçlü bir sonuca ulaşıyor ancak biraz daha net ve vurucu bir şekilde sonlandırılabilir. Örneğin:
      “Burada hiç bulamayıp, yine de hep arayacağın şey… Aslında bulursun da önce kendinden, özünden başlamalısın.”
      Şöyle bir düzenleme önerilebilir:
      “Hiç bulamayacağını sandığın o şey… Aslında hep oradaydı. Ama önce kendine, özüne dönmelisin.”

    Genel Öneriler:

    1. Dil ve Üslup Tutarlılığı: Ağır ve süslü bir dil tercih etmişsiniz, bu üslubu koruyun. Ancak modern Türkçe ile klasik dil arasında bir denge kurarak daha geniş bir okuyucu kitlesine ulaşabilirsiniz.
    2. Kısa Paragraflar: Metni daha okunabilir kılmak için uzun paragrafları bölmeyi düşünebilirsiniz.
    3. Başlık Ekleme: Metne uygun bir başlık eklemek, okuyucunun dikkatini çeker ve temayı belirginleştirir.

    Beğen

Yorum bırakın

BİŞNEV DERGİ sitesinden daha fazla şey keşfedin

Okumaya devam etmek ve tüm arşive erişim kazanmak için hemen abone olun.

Okumaya Devam Edin