NİHAL SOY
Hepimize yabancı gelmeyen, gözle görülmeyen gaip bir şekilde, beş duyu organıyla tarif edilemeyen, sanki zamanı gelince çıkıp, vakti dolunca kayboluveren bir hayal misali aramızda gezen biriydi. Belki de berduş yaşıyordu da, ben mütemekkin bir şekilde arıyordum onu…
Nerede, nasıl, kiminle, ne şekilde diye hep kurcalayıp durdum ve bakın ta nerelerde buldum huzuru…
Sevda denilince sevgi ve sevgi denilince sevinç gelir insanın aklına. Sevginin ve aşkın insanı mutlu ettiğinin tıbben ve psikolojik olarak da kanıtlanmış olması yaşadıklarımızın da bunlara şahitlik etmesi, kelime kalabalığı yapmadan cümleleri kısa tutmaktı. Eğer birine aşıksanız dünyanın en mutlu insanısınız. Sabahları erken kalkmak ve kalktığınızda güzel bir şekilde özenle hazırlanıp, gece geç saatlerde yatmanıza rağmen sanki saatlerce uyumuşsunuz da uykunuzu almışsınız gibi uyanmak, kapıdan çıkarken adeta uçarak fırlamak, onu gördüğünüzde kalbinizin heyecandan duracak gibi olması ve ağzınızdan çıkan seni seviyorum sözlerine sahip olmak… Yani huzurun, mutluluğun tescilli halidir görülmeye değer olan.
…
Şehirlerarası yolculuklarda genellikle ön sıralar ve cam kenarı tercih edilir. Nadirdir arka koltukta ve koridor kısmında seyahat edenler.
Huzur; kimi zaman o kontağın marş motoruna hükmetmesiyle hareketlenen sinirin stresin yerini sükûnete bırakmasında (Hele bir de yanınızda sevgiliniz ya da en sevdiğiniz bir arkadaşınız varsa değmeyin yârin ince telli zülfüne o zaman.) kimi zaman da otomobilin içinde uyumayan bir çift göz olmanın yalnızlığında ve kayan yıldızları görebilmenin sıcak romantizmindeydi. Yani sürücü olmanın mecburi zorunluluğunu taşımaktaydı huzur…

Akşam olunca el ayak çekilir etraftan ve çekilir evin perdeleri, sohbetler edilir, ardından çay konur hemen ve ocağın altı harlanır hiç durmadan. Su kaynayıversin orada, televizyonun karşısında dizinin yeni bölümü, oysak ki geçen hafta en heyecanlı yerinde kalmıştı. Fakat aynı saatte Beşiktaş’ın maçı var sahnelerde. Bir sorun var evde tek televizyon ve iki ayrı istek. Birisine fedakarlık düşecek ama kime? Taş kağıt makas yapalım der kadın. Sonuç belli, kahveye gitmeye karar verir delikanlı. Kadın bu ya işte, beyi olmadan dizi seyretmektense oturup onunla maçı izlemeye karar verir. Hatta gol sırasında bir an zıplar eşiyle birlikte. Onu zıplatan gol değildir aslında eşiyle birlikteyken bulduğu huzurdur onun o hale bürünmesini sağlayan.

Çoğu zaman huzur içten yapılan fedakarlıktı işte…
“Huzuru ve sevgiyi hissettiğiniz yerde kalın. Verdiği değeri gözlerinden okuduğunuz insanlarla yürüyün bu hayatı. Gerçekten hemhal olabildiklerinizle paylaşın bir kuru ekmeği. Allah kimseyi toprağı üzüntüyle sulanan bir hayata razı tutmasın.”

