FATMA ZEHRA AKYİĞİT
Aslında hep açıktı penceresi neşenin de
İnsan hüznüne kapıldı esen meltemin.
Aslında hep hazırdı gözler görmeye de
Güneşimiz batınca renkler kapandı.
Aslında hep zamanıydı yaşamanın da
Yaşantıları beşer yanımızda nefsimizin-
türlü düşüşleri
Ruhumuzu ölüme meyyal bıraktı.
Aslında cennet her yerdeydi de
Cemâli’ni dilediyse de kalbimiz
Cehennem tam aczimize değdi.
Aslında doğruyduk söylediklerimizde
Desem de belki kimisi bahaneydi.
Yalana ne hâcet, gafil değil de ne idik?
Aslında sormak geliyor içimizden
Ne olacağız değil,
Ömrümüzden geçenlerin aslı neydi?
Aslında biliyorduk adımızın dahi
Emanet oluşunu bildiğimiz gibi
“Kul” olmaya geldiğimizi
Mütemadiyen
O’na gittiğimizi…
Şimdi
Hangi menzilindeyiz nefesimizin?
Belli, ilk değil.
Vallahi
Son olmadığına da yok garantimiz.
Aziz dost!
O’na emanetiz.
Vallahi O
Sığınılacak en Güzel tek Güzel’dir.
O’nun yolları açan vesileleri de
Öylesine güzeldir ki…
Vallahi
Ayan beyan her şey, O birdir
Hak ehli iyi bilir,
Sen de niyetlen,
Şeyler silinir birer birer sineden
Her şey O!
O’ndan gelir, gönül hoşluğuyla razı ol
Tebessüm et, neşelen,
İsyancasını, ümitsizcesini değil
O’na vardıran hüznü sev…
